Soma
Işık Bizi Bir Arada Tutacak

1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günüdür. Türkiye’de ilk kez 1923’te resmî olarak kutlanmıştır.

1 Mayıs 1977 İşçi Bayramı ise tarihe ülkemizde Kanlı 1 Mayıs adıyla geçmiştir. Tarihe bakacak olursak; 1977 yılında İşçi Bayramı`nı kutlamak üzere çeşitli illerden İstanbul`a gelen yaklaşık 500 bin kişi DİSK’n organizasyonu önderliğinde Taksim Meydanı`nı doldurmuştur. Katılımın yüksek olması sebebiyle kortejlerin alana girmesi uzun sürmüş, miting de uzamıştır. Saat 19.00 sularında dönemin DİSK başkanı Kemal Türkler konuşmasının sonuna geldiğinde etraftan silah sesleri duyulmaya başlanmıştır. Sular İdaresi binasının üstünden ve meydandaki otelin çeşitli katlarından açılan bu ateş sonucu insanlar panik halde kaçmaya başlamış, kısa bir süre içinde o zamanki adıyla İntercontinental Oteli`nin de üst katlarından ateş açılmıştır. İnsanlar panik halde kaçmaya çalışırken panzerler de kalabalığın arasına doğru girmeye ve kitleleri sıkıştırarak Kazancı Yokuşu’na itmeye başlamışlardır. Kalabalığa ateş açılırken polis ise göstericileri dağıtmak için diğer taraftan bastırmış, bir kamyonun tıkadığı Kazancı Yokuşu’ndan aşağıya kaçmaya çalışan kalabalığa ateş açılmıştır. İnsanlar panzerler altında kalarak ve birbirlerini ezerek kaçmaya devam etmişler; Ezilerek, boğularak, vurularak ve panzer altında kalarak yaşamlarını yitirmişlerdir. 470 kişi göz altına alınmış ve hiçbirinin olayla ilgisi kurulamamıştır.

İşçi Bayramı -çalışan üreten her birimizin bayramıdır – 2015’de Neyin Kavgası olduğunu bilemediğimiz, işçiyi tehdit olarak gören, işçi bayramına yabancı, halkın kendi sesine kulaklarını kapatan zihniyet tarafından yine engellenmek istemiştir.

Çalışan, üreten insanın bayramı olması neden sakıncalıdır? Anma ve kutlama, bir araya gelerek sembol haline gelmiş bir meydanda neden kardeş kardeşe yapılamaz? Binlerce insanını iş güvenliği sağlayamadığı için toprağa vermiş bu memleket insanı neden anma yapamaz, bayram kutlayamaz, dayak yer, gözaltına alınır, tehdit edilir, ya da ölür?

Böylece iç güvenlik paketiyle verilen yetkiler kullanılabilir. Kaos ortamı bahane edilerek ülkede seçimlere kadar kötü giden ekonomi ve düşen oylar yerine güvenlik konusu gündem olsun istenir. Herşeye rağmen oylar istenen seviyeye yükseltilemezse, seçimleri erteleyecek planlar devreye sokulabilir. Yargı bağımsızlığı ihlal edilebilir. Tüm sistemi rayından çıkaran olaylar şekillenebilir. Vatandaş, biz, ben, hepimiz, kendimizi güven hissinden yoksun hissederiz.

Oysa, bizlerin devlete güvenmemiz gerekir. Adalet ve Demokrasi Devletin temelidir. Eğer devletin temeli sarsılırsa, kendimizi güvende değil tehdit altında hissederiz.

Neyin kavgasıdır bu?….

Bayramımız Kutlu Olsun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s