Duyguları birbirine gerçekten bağlayan saf olmalarıdır. Saf oldu mu duygular,  karşılıksız bir berraklık sunar. Sanki aklından ve kalbinden geçirdiğin herşey bir cümleye dönüşür ve sen bu cümleyi çok düşünmeden söylersin. Aslında karşındakini iyi etmek için söylersin. Ama bazen iyi etmeyebilir sözlerin. Yine de böyle düşünen insanlar saftır. Onları, diğerlerinden ayıran da budur. Saflık, asla eziklik anlamına gelmemektedir gerçekte. Bir arkadaşına gerçek, içten gelen ve düşüncelerinle bütünleşmiş bir duygunu söyleyebilirsin. “Seni kaybetmekten korkuyorum” gibi.. mesela

Bir kaç yıl önce, çok yakın bir arkadaşım ile aramızda bir diyalog geçmişti. Bu arkadaşım, buluşmuş olduğumuz bir sofrada, açıklıkla, bir daha eskisi gibi olamayacağımızı söylemişti. Medeni durumum değiştikten sonra açıkçası arkadaşlarımın da değişeceği hiç aklıma gelmemişti. Bu yakın arkadaşım, açıklıkla, eşiyle birlikte olan hayatlarında bir çok arkadaşlarının medeni durumunun değişmesinden psikolojik olarak olumsuz etkilendiklerini ve arkadaşlık edemeyeceğimizi belirtmişti.  Bundan sonra arkadaş değildik özetle. Kendi ailesinin önceliği olduğunu bana beni kırdığını fark etmeden ifade ederken, evimin duvarlarını süsleyen doğa temalı ağaç çizimini düşünüyordum. Gravür ağaç gözümün önünde, toprağa hükmeden dalları yaptığında, ilk sergisiydi. Onu desteklemek için bu resmi o günkü imkanlarımla, 3 taksitte satın almıştım.  Sonra da evimin baş köşesine asmıştım. Bana dünya üzeri bir ifade katan bu resim, içindeki figürlerin enerjisiyle yaşam enerjimi hep yüksek tutmamı telkin ediyordu. Bunu çizen, benim arkadaşımdı. Ben ona koşulsuz bağlıydım. Fakat maalesef, o benim medeni durumum değiştiği için artık eskisi gibi olamayacağımızı ifade ediyordu… Kendi  içinde bir çok nedeni vardı belli ki, ancak mideme bir gülle oturmuştu. Önce ne yapacağımı bilememiş, sonra saatlerce nereye gittiğimi düşünmeksizin kaybolmayı seçmiştim saatlerce. Aylar ve belki de daha uzun zaman geçti. Çok üzücüydü, bir kaç yıl sonra, çok sevdiğim eşinin vefatının haberini almak. Kulağımdaki ses, başka bir boyuttan bana “yanında olmalısın arkadaşının” diyordu. Oldum da. Hiç bir şey beklemeden, böyle bir günde, arkadaşın yanında olunmaz mı?

Uzaklık ile saflık arasında samimi bir ilişki var bence.

Uzaklık, ulaşılması zorluk anlamını taşırken Saflık, ulaşılması kolaylık anlamına gelmez mi?

Sufilikteki gibi…

dahası ne diyim, bu yaşamı nasıl algıladığımızla doğrudan ilgili ve de nasıl bir yolculukta olduğumuzla…

sevgiyle,

ca

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s