Eskisi gibi haberleştiğimiz ve iletişim, işbirliği halinde olduğumuz günler geride kaldı.Belki biz okul arkadaşlarımızla aynı enerjiyi bulursak etkileşimde kalmaya devam edebiliriz.
Ancak , artık gittikçe görünen o ki; dijital bir sahnedeyiz. Bu sahnede herkes izleyicidir ve sadece kendi performansını paylaşır.
Herkes istediği gibi görünür, kendini paylaşır, hayatlarımızda gerçekten içten yaşadığımız konular ilgili bilgi almanın ötesinde düşünsel ve veya duygusal bir harekette bulunulmaz. Post’ların altına benzer tekrarlar yazarız, işlem tamam. Maça devam.
Sanırım 10 yıl kadar önce başladı bu ölüm/vefat ilanları. Benim için çok hatırası olan kişilerin haberlerini böyle almak oldukça düşündürmüştü o zaman. Telefonum var, adresimi biliyor, istediği zaman yanında olacağımı da biliyor (bir telefona bakar). Sonra alıştım. Ben de demans olan annemi aramayanları düşünerek durumu dijital sahneye taşıdım. Zaman zaman fotoğraflar, videolar attım. Ama hiç bir zaman içime sinmediği için bunları bulamazsınız çünkü kaldırdım.
Gerçek bu.. Keşke daha çok kitap okuyan, daha çok hayal kuran ve daha çok 90’larda kalabilen bir dünyada olsaydık.
Bugün annemin dediği gibi “kalbine iyi bak kızım”
Yine de, aklımdakini dijital etkileşim için değil de gerçekten içimden geçen olarak alan tüm sevgili arkadaşlarım -alınmadan- paylaştığım düşünceleri gözden geçirebilirse sevinirim.
Haa bir de sırf cevap vermek için mesaj yazanlar, lütfen yazmadan önce 100’e kadar sayın. Unutmayın, sıradan iletişimde %80 oranında kişi, sadece cevap vermek için dinler.
Sevgimle
Ca