Bin sözcük hesapladım, bir nefeste söylenecek . Her güne iki nokta yedi kelime düşüyor. Belki bazıları bileşik, bazıları sade, bazıları da türemiş olabilirler. Hesap yaparsam yazamam, hesapsız hiç yazamam. Bu sebeple kelimelerimi biriktire biriktire yazıyorum, hesapsız ifadelerden kaçınmak için. Tortularını hissederek dokunduğum kelimeler, dans etsin istiyorum. Her ne kadar şairane her ne kadar edebi olduklarını hesap etmeksizin, yaşamı hissettirsinler kafi.

Kendimi iyi hissetmediğim zamanlarda kelimeler biriktiyor-dum, ki sorduğumda kendime “neden kendini -iyi- hissettiğinde kelimeler biriktirmiyorsun” diye, “onlar zaten havaya karışıyorlar” cevabını aldım. Olması gerektiği gibiymişler,  saf enerjiye dönüşüyorlarmış çünkü. İyi ya, kelebekler uçuşurken de iki kelime seçip kenara yazabilsek ya? Bin sözcük nasıl tamamlanır sonra?

Güzel ve karlı bir yılbaşı gecesinde tüm dostlarımı , birlikte biriktirdiğimiz anıları  tek tek aklımdan geçirirken; Şu çılgınca hızlı dönen dünyada değiştiremeyeceğim şeyler için fazla kafa yormamayı ve değiştirebileceklerime odaklanmayı öğütledim yine kendime. Yine de görüşüp kucaklaşsak ne güzel olurdu. Bu sebepledir ki yeni yıl için birşey dilemedim, çünkü birşey beklemedim. Aksine, ben ne katabilirim diye düşündüm.Yenileri hedeflerken dürttüm kendimi, asla sahip olduklarımın değerini unutmamak için.

İşini severek yapmanın başarıya giden yolda en önemli iradeyi sağladığını, ama daha çok da sevdiğin işi yaptığın zaman fark yarattığını gördüm. Bunu hep tavsiye ettim. Zaman zaman sevdiği işten emekli olup kendini boşlukta hisseden tanıdıklarımın aslında sevdikleri başka işler de olduğunu fark etmelerini ve beklemediği zamanda işinden çıkarılan tanıdıklarım için yeni kapıların açılmasını sağladım.

Kollektif olumsuzluğun beyin hücrelerini esir alması an meselesiymiş. Geçmiş bütün yıl boyunca bu durumla baş etmeye çalıştım. Zaman zaman kağıdı kalemi bıraktığım ve kendimden soğuduğum günlerim oldu. Ama her gün yeni bir gün, her gün yeni bir şafak doğuyor dedim her sabah gözlerimi açtığımda. Başarmamak sadece insanın kendi elinde dedim ve moralsizliğin esir alacağı her sinir hücreme kalın bir savunma kalkanı geliştirmeye çalıştım.

Neticede, değişmek zorunda kalmadan ben değişeyim en iyisi….

İyi Seneler!

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s