Öne çıkan

Ankara’m

Geç bile kalmışım Kavuştum gölgelerime Sesim yırtılırcasına and içtiğim günlere Duymadı kimse sesimi * Kucakladım Sıkıca sıktım boynunu Kıpırtısız sokakların kaşıntılı, susuz ağaçlarını Çömelip gölgelerine saydım kırka kadar * Göremedi kimse gözlerimde Grinin kederli ve mağrur sessizliğini Ürkek elbisesindeki  değişmeyen sırdaşlığını Duyurmadım kimseye isyanımı * Dinledim cilalı örtülerin ardındaki taş duvarları Bulvarın sessiz çığlığını Cesaretsiz … Ankara’m yazısını okumaya devam et