Geçtiğimiz hafta İzmir’de özel sektördeki kurumsal ve büyük şirketlerden birisinde, değişim sebebiyle işten çıkarılan birbirinden değerli kıdemli uzman ve yöneticilerle eğitim için bir araya geldim. Yeni iş hayatlarına adım atmaları için ihtiyaç duyacakları rehberliği verdim. Bizim bu işimiz biraz yaşam koçluğu gibidir. Değişimi yönetme becerileri aşılarız. Ben on yıla yakın bir süredir, bu konuda bilgi sahibiyim. İşimde, kazanç kaygısı duymam. Ukalaca gelmesin. İşimi iyi yaptığım zaman karşıma çıkan ödül, kazanacağımdan bin kat önemlidir. Öyle de oldu. “Işığınızla bizi kendimize getirdiniz” cümlesi, bana büyük bir elmas. O elması, zihnimin ve kalbimin buluştuğu o özel yerde saklayacağım.

Hepimiz, yaşamlarımızda değişim dönemleri geçiriyoruz. Çoğunlukla direniyoruz değişime, olduğumuz gibi kalmak rahat geliyor. Popüler kültürde “konfor alanı” deniyor ya.. Bu alanda çalışmaya başladığım ilk yıllarda ben de yoğun bir sempati gösterirdim karşımdaki kişilere. Uzun yıllar kendilerini bularak çalıştıkları , aileleri ile geçirdiklerinden çok vakit geçirdikleri ve arkadaşları ile aile gibi oldukları ortamlarında bir gün, bir tarih gelip “bu güne kadar verdiğiniz hizmetler için çok teşekkür ederiz, şirketimizdeki değişim sebebiyle bölümünüz kapanıyor” açıklaması yapıldığında tabiri caizse sudan çıkmış balığa dönüyor bu değerli insanlar. Bir gün, bir ay ya da üç ay sonra ne yapacakları endişesi sarıyor benliklerini. Nitekim, ülkemiz iş ve istihdam koşulları açılarından gelişmekte olan bir pazar. Üniversite mezunu da olsanız, yabancı dil de bilseniz kaynaklar belli. Bu kaynakları en iyi şekilde kullanmak ve aynı zamanda ve hatta daha çok “kendi profesyonel kimliklerimizin farkında olmak” gerekiyor. Eski bir deyiş vardır: “bir kapı kapanırsa diğeri açılır”. Aslında, değişim yönetiminin esası da bu deyişle bütünleşiyor. Değişim için, yeni kapıyı bulacak gücü ve motivasyonu hissetmek önemli, bir de profesyonel iş yaşamındaki dinamiklerin artık “ömür boyu aynı yerde çalışma” lüksünü bizlere sunamadığını farkederek yaşamayı. Dedim ya, sempati gösterirdim. Hakikaten üzülür, karşımdaki kişilerin durumlarının bazen içinden çıkamazdım. Şimdi farklı düşünüyorum. Şimdi empati gösteriyorum. Problemlerini çözmek için heyecanlanıyorum; Kendi güçlerinin farkına varmaları için çaba sarfediyorum, kendi istedikleri işi bulmaları için ve kendi adıma da onların bu sorununa ışık tutabildiğim için.

Bir örnek olarak bahsedeyim; A kişisi 18 yıl boyunca aynı masada çalışmış. A konusunda uzmanlaşmış. B konusunda çalışan arkadaşına destek olmuş. C konusunda çalışan arkadaşıyla aynı projede çalışmış. Şimdi, bu A kişisinin aslında, A,B,C konularında edindiği deneyimlerini değerlendirmek (bir de kurumsal ve büyük ölçekli şirkette çalışmışlığını eklersek-yaşadığı en az 3 kriz dönemini, tüketici deneyimini, sektör ve kurum algısını, iş insanı etiğini) bu A kişisinin bir sonraki kariyerinde en az üç seçeneği bulunuyor A,B ve C alanları. Bu alanlarda, aynı veya benzer sektörlerde çalışabilir. Hatta farklı sektörlerin bu alanlardaki pozisyonlarında da çalışabilir. Bunun için yapması gereken şey farkındalık. Önce farkındalık, sonra doğru bir sunum ve araştırma. Araştırma safhası son derece önemli. Bu neye benziyor biliyor musunuz, “doğru kerteriz noktasını bulmaya”.. Kısacası, doğru yerde doğru derinlikte balık tutmaya. Bankacılık sektöründe 10 yılı aşkın bir süre müşteri ilişkileri yönetiminde deneyim kazanmış bir kişi bundan sonra ne yapabilir? Sağlık, eğitim, telekomünikasyon, endüstriyel satış sektörlerine bilgilerini transfer edebilir. Farklı konuları kısa sürede müşteri ilişkileri yönetimi konusunda kazandığı yetkinliklerle yeni alana adapte edebilir. Böyle çok örnek var. Hatta, yeni iş yapış şekilleri ve yeni iş aileleriyle hayatlarına renk geldiğini bildiğim yüzlerce kişi var.

Bu noktada hiç bir şeye tam kesin gözüyle bakmamak gerektiğini belirtmeliyim. Zaten, yaşamın kendisinde “kesin” dediğimiz ne var ki? Bir düşünelim.. İş yaşamında, bireysel farkındalıklar ile, güçlü alanlara odaklanılarak, düzgün bir araştırmayla, etkin bir sunumla, çevre ilişkileriyle (networking) ve herşeyden önemlisi güvenli bir duruşla değişime cesaret etmek , değişimi yaratmak mümkün. Işık, herkesin içinde.

Benzer işler, benzer sektörler, farklı sektörler, çalışma biçimleri ve girişimcilik.

Değişim kaçınılmaz, dünyanın farklılaşmaya yöneldiği bir çağdayız. Yüz elli sene önce de değişim vardı, sadece bu hızda değildi. Picasso çizerken, buhar makinesi icat olunduğunda, Atatürk bir ulusu cesaretlendirdiğinde, televizyonlu bir hayata merhaba dediğimizde, telefon tuşlarını çevirirken “mouse” kullanarak görüntülü konuşmaya başladığımızda, her saniye haber akışı tazelendiğinde veküçük çocuklar ellerini sağdan sola hareket ettirerek tv kanalını değiştirmeye çabaladıklarında, gencecik nüfusumuz ağaçların tepesinde “Chomsky” okuduğunda, değişmeyecek tek şeyin değişim olduğunu sadece buna daha hazır olmak gerektiğini farketmedik mi? Yüz sene once de değişim vardı, toplumlar farkında değildi. Elli sene once de değişim vardı, uyum süreçleri daha sancılıydı. Bugün, değişim dediğimiz olgu 2000’li yıllarda her zamankinden daha hızlı, kolaylıkla farkedilebilir ve uyum gösterilebilir durumda. Teknoloji ve inovasyon çağı, bireyler üzerindeki bilinç düzeyini ciddi olarak yükseltti. Ve bu olgu, iş yaşamlarına da yansıdı. Kaçınılmaz olarak. Ancak bugün işgücü daha dinamik, eskiye oranla. Profesyonel uzmanlıklar çağındayız. Bu uzmanlıklar, geride bırakılan geleneksel iş kültüründeki varlığını korumuyor artık. Bu uzmanlıklar, bireylerin “bireysel olarak uzman” ve “fayda edebilecekleri projeler” yaratmalarını öngörüyor.

Sonuç olarak, eğitim iyi geçti. Ümit ederim, herkes çok farklı ve yaratıcı deneyimler edindi kendileriyle ilgili olarak. Gelecek günlerde “iyi” haberlerini bekliyorum. Değişimi yönetmeleri için. Bu arada, ışık bende değil sadece, her birimizde 🙂

 

 

Işık” üzerine bir yorum

  1. cok onemli bir is yapiyorsunuz, yasam deneyimlerinizin de isinize derinlik kattigi ve sizin yardimci olmakdan mutlu oldugunuz goruluyor.sevilerek yapilan calismalar olumlu sonuclar verdigi gibi yorgunlugunuzu da hissetmiyorsunuzdur eminim .

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s