Çivileri çıkmış dahi olsa, bu durumda tek bir umudun bir çok şeyi değiştirebileceğine inanıyorum. Kuvayi Milliye açısından da not ederim ancak daha çok yaşama dair söylemek istediğim. Pazara girdim, uzun zamandır gidememiştim. Yıllardır hep aynı esnaftan alış veriş yaparım. Beni bile şaşırtan bir “hoşgeldin abla” oldu. “Nerelerdesin” İşte bu noktada kendimi açıklamaya çalışırken Yavuz geldi. … Yavuz ve limon yazısını okumaya devam et
Kategori: Yürüyen Ağaçlar
Şems
Ne yöne gidersen git, -doğu, batı, kuzey ya da güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır. No matter which way you go to – east, west, north or south – think of every journey you take as a journey inward! The person who travels … Şems yazısını okumaya devam et
Güneşle
Hafta başlıyor hafta ilerliyor, bitiyor. Hafta dediğin şey aslında zamanı planlamak için uydurulmuş bir düzen değil mi, ya günler? Mesela Pazar günü? Pazar günü aslında güneşin doğduğu, taşkın nehir sularının kabarcıklarının havaya karıştığı, bir yuvarlak masanın veya bir ağacın etrafında şanslıysak bir araya toparlandığımız muhteşem bir gündür. Tek farkı diğer günlerden; İnsanın öncelik ve sorumluluklarını … Güneşle yazısını okumaya devam et
Kite Runner
One of my favourite writer is Khaled Hosseini, I was very impressed by his book "The Kite Runner". While I was listening and reading the news, looking at social media and reactions of people I know, I suddenly read his message to world; Telling that he has a first cousin in the city of Herat … Kite Runner yazısını okumaya devam et
Uçurtma Avcısı
En sevdiğim yazarlardan biridir Khaled Hosseini, "Uçurtma Avcısı" kitabından çok etkilenmiştim. Geçtiğimiz günlerde Afganistan ile ilgili haberleri dinlerken ve okurken, sosyal medyaya ve tanıdığım insanların tepkilerine bakarken bir anda Hüseyni’nin dünyaya mesajını okudum; Hüseyni; Batı Afganistan'ın Herat şehrinde bir birinci dereceden kuzeni olduğunu, 1970'lerde birlikte büyüdüklerini anlatan, 45 RPM plak çaldıklarını ve birlikte dans ettiklerini … Uçurtma Avcısı yazısını okumaya devam et
Mağara
Eflatun (Platon-M.Ö 428-348) 'un bir "Mağara benzetmesi" vardır ; Yeraltında bir mağarada yaşayan bir grup insan düşünür. Bu insanları da, arkaları mağaranın girişine dönük olarak oturtur benzetmesinde, yalnızca mağaranın taş duvarını görebilmektedirler. Elleri ve ayakları da bağlıdır. Mağaradaki bakmakta oldukları bu duvar üzerinde bir takım görüntüler görürler, ışığın yarattığı gölgeler duvara yansır. Bu görüntüler tek gerçeklikleridir. Bir gölge … Mağara yazısını okumaya devam et
Dönüşen dünya ve Paradokslar
Bugün su hakkında biraz daha kavramsal düşündüm. Doğanın üstesinden gelmek zordur ama doğanın bize öğrettiklerini uygulamak mümkündür. Su nereye gittiğini bilir. Su, örneğin bir kaya gibi engellerle karşılaştığında, bir kaya ile mücadele etmez, dağdan aşağıya doğru akmaya devam eder (hedef / vizyon). Diyelim ki su etrafından dolaşamayan bir yola tökezledi. Sonra birikir, çoğalır ve üzerinden … Dönüşen dünya ve Paradokslar yazısını okumaya devam et
Maslow için Ağıt
2017'de yazmış olduğum "Maslow için Ağıt" ı bugün yaşadığımız küresel pandemik ile biraz daha yeni normali düşünerek tekrar yayınlıyorum. Güvende kalın, evde kalın. Teknolojiyi kullanma beceri ve yetkinliklerinizi güçlendirin ama daha çok kendinizi iyi hissetmeye yatırım yapın. Kişisel farkındalıklarımız ve ailemiz en büyük sermayemiz. Sevgiyle, Candan 25.04.2020,İstanbul * Maslow hiyerarşisini bilirsiniz. Ben severim. Teknolojiyi … Maslow için Ağıt yazısını okumaya devam et
Ankara’m
Geç bile kalmışım Kavuştum gölgelerime Sesim yırtılırcasına and içtiğim günlere Duymadı kimse sesimi * Kucakladım Sıkıca sıktım boynunu Kıpırtısız sokakların kaşıntılı, susuz ağaçlarını Çömelip gölgelerine saydım kırka kadar * Göremedi kimse gözlerimde Grinin kederli ve mağrur sessizliğini Ürkek elbisesindeki değişmeyen sırdaşlığını Duyurmadım kimseye isyanımı * Dinledim cilalı örtülerin ardındaki taş duvarları Bulvarın sessiz çığlığını Cesaretsiz … Ankara’m yazısını okumaya devam et
Bir Kapı Kapanırken
Köyde, kralın bile kıskandığı yaşlı bir adam yaşarmış. Dillere destan beyaz bir atı varmış. Kral, bu at için neredeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış. "Bu at, bir at değildir. Benim için bir dosttur. İnsan dostunu hiç satar mı" demiş hep. Bir sabah, at ortadan kaybolmuş. Köylü ihtiyarın başına üşüşmüş. "Seni ihtiyar bunak..Bu … Bir Kapı Kapanırken yazısını okumaya devam et
Türk Kadını
İslamiyet öncesi dönemde, aynı hak ve sorumluluklara sahip olan erkek ve kadın arasındaki eşitlik temel bir kuraldı. Kadınlar, ticaret ve tarımla uğraşır, siyasal, ekonomik ve sosyal alanlarda aynı sorumlulukları paylaşırlardı. Ülke yönetiminde de kadın, söz sahibiydi. Güçlü ve etkiliydi. Çok eşli bir yaşam yoktu, kadın ve erkek birbirine aitti. İslamiyetin Türk toplumu tarafından kabul edilmesiyle … Türk Kadını yazısını okumaya devam et
Toplumsal Liderlik
Toplum bilimciler araştırmalarına konu yapıncaya dek, liderliğin doğuştan geldiğine inandık durduk. Güçlü sosyal engellerin herhangi bir kişinin lider olmasına olanak vermediği eski kuşak dünyalarda lider kişiler ya ayrıcalıklı ailelerden ya da katı hiyerarşilerin içinden çıkardı. Liderlik, bir nevi babadan oğula miras kalırdı. Geçmiş zaman, bizleri, liderlik özelliklerinin devir teslim ile geçtiğine inandırdı. Değişen dünyada, özellikle … Toplumsal Liderlik yazısını okumaya devam et
Asla elimi bırakma
Tüm çocuklarımızın ve ulusumuzun "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" kutlu olsun. Her 23 Nisan'da neşe dolmak adettir, kaynaştırmıştır bizi birbirimize bu neşe. Farkında olmadan ezberlemişizdir güfteleri hazırlanmışızdır coşkuyla günlerce törenlerimize ve kıskandırırcasına serpilmişizdir gökkuşağına karşı! Sıra sıra olup ellerimizdeki kağıttan Türk bayraklarını yırtılana kadar savurmuşuzdur. Okulumuza gelen yabancı ülkelerden çocukları içimize almış, şarkılarımız ve danslarımızla … Asla elimi bırakma yazısını okumaya devam et
TC Sonsuza Dek
Ulusal kanalın tekel olduğu dönemlerde geçen çocukluğumun belirgin bir özelliği, televizyonun sadece aksam saatlerinde açılan ve sadece ailece seyredilen bir cihaz olarak kabul edilmesidir. Bizler pek de farkında olmadan bu televizyonun hem "çok önemli" hem de bir o kadar "önemsiz" olabileceğini, gerektiğinde "çat" diye kapatılması suretiyle öğrenmişizdir. Televizyon törenle açılır, törenle kapanır. Saat 17:00'ye kadar … TC Sonsuza Dek yazısını okumaya devam et
Rengarenktir Dünyamız
Rengarenktir dünyamız Serserisi de olur, delikanlısı da Eğlencecisi de, geç saatlere dek açık kitapçısı da Bir oyundan veya konserden çıkanı Metro geçişinde alternatif müzik çalanı Simitçisi, balıkçısı, oyuncakçısı Enteli,öğrencisi,askeri Yabancısı, yerlisi ve koluna hanımını almış fötr şapkalı beyefendisi Yazarı, çizeri, süperstarı ile Rengarenk bir ruhtur adeta dünyamız * İçeceğimizi de içmeyeceğimizi de biliriz Okuyacağımızı, düşüneceğimizi, … Rengarenktir Dünyamız yazısını okumaya devam et
2+2=5 Eder mi?
Hayatımızın ilk evrelerinde yaşamaya, başkalarına bağımlı olarak başlarız. Bağımlılık, "benim için sen yaparsın" düşüncesidir. Bu dikey bir iletişimdir. Büyüdükçe bağımsızlık kazanırız. Bağımsızlık ise “bunu ben yapabilirim” düşüncesidir. Bu da dikey bir iletişimdir. Olgunlaştıkça, doğada her şeyin birbirine ihtiyaç duyduğunu anlarız. Bu olgu ise “karşılıklı bağımlılıktır”. Burada iletişim yataydır. Biz nasıl yapabiliriz? düşüncesidir. Karşılıklı bağımlı insanlar, kendi … 2+2=5 Eder mi? yazısını okumaya devam et







